Ey Dost;

İklimlerin ötesinde, insanların ötesinde, gördüklerinin dokunduklarının ötesinde biryerde buluşalım mı? Fikirde…. 

Ne az soruyoruz, ne az düşünüyoruz. Doğal olarak ne az yaşıyoruz! Yaşamak diyorum yaşamak! Kendini biriktirmek, çoğaltmak, dağıtmak! Olduğun fikirsel düzeyden memnun kalmak! Psikologlar buna – kendini gerçekleştirmek- diyorlar. Gerçek olmak olmak işte sonuçta…

Akli melekelerimizin az çalışmasından mıdır nedir söylediklerimizle yaptıklarımız uyuşmuyor nedense.  ‘Kahvaltı vazgeçilmez öğünümdür’ deriz ama sabahları uyanmaktan aciziz. Evden çıkacağımız vakte kuruludur saatlerimiz. Kadın ekonomik özgürlüğü önemlidir deriz -bunun için yıllarca okur, para kazanmak için çırpınırız- evlenince hesap kartlarımızı kocamıza veririz. ‘Dünya sapık dolu, çocuklara bile göz diktiler’ deriz kız çocuklarımızı 30 yaş görünümlü kadınlar gibi giydiririz! Üstelik otuzunu geçenlerimiz de on sekizlik kız gibi giyinirken(!) Evlendirme programlarına veryansın ederiz ama nasılsa her gün reyting rekorları kırar! Türk olmakla gurur duyarız ama bir dükkan açsak adını ‘Rose Cafe’ koyarız…

Nerede yanlış? İnandığımız gibi yaşamamakta… İnsan gibi tefekkür etmemekte… Kendimizi gerçekleştirmek yerine kendimizi tüketmemizde…Vakti değerlendirmek yerine vakti tüketmemizde…

Yine kafamda cümleler birbirini eziyor. Toparlamakta zorluk çekiyorum. Bu konulara girince sözün sonu gelmiyor dimağımda ki nerede bitsin namemiz? Lafı uzatmaya ne hacet artık. Sen anladın derdimizi.