KÜÇÜK AĞACIN EĞİTİMİ #kitaphakkında

  • Kitap Hırsızı Kitap Hırsızı

KÜÇÜK AĞACIN EĞİTİMİ – Forrest CARTER

“Sevgiyi, duyarlılığı, dürüstlüğü, samimiyeti Kızılderili mantığıyla işleyen muhteşem kitap…”

Eserin ana unsurunun Amerika kıtasının en eski sahipleri olan yerliler ve Kızılderililerdir. Annesi ve babasını küçük yaşta kaybedince, büyükannesi ve büyükbabası tarafından Kızılderili adetlerine göre yetiştirilmiş yazarın; küçükken hayatın ona verdiği dersler, büyükanne ve büyükbabasından aldığı sevgiyi ve eğitim sürecini anılarıyla anlatan bir kitap. Bu eğitim okullarda verilenin dışında bir eğitimdir. Daha çok yaşamı doğru algılama, doğanın dilinden anlamaya yöneliktir.

Herkesten uzakta, huzur içinde, çok az şeye ihtiyaç duyarak sürdüren, kendi yiyeceklerini kendileri yetiştiren, ilaçlarını ve akla gelebilecek her ihtiyaçlarını kendileri yapan bir aileden bahsediyoruz.

Büyükanne ve büyükbabasından aldığı ilk ders “Gidişat”tır.”Yalnızca geresinim duyduklarını al. Geyik alıyorsan en iyisini alma en küçük ve eb yavaş olanı seç, o zaman geyik daha güçlü olur. Her zaman sana et verir. Paylarından fazlasını depolayan ve kendilerini besleyen insanlar için de bu böyledir. Ellerindekileri kaptırırlar, gidişatın kurallarını değiştiremezler.

Büyükanne ve büyükbabaya göre sevgi ve anlayış aynı şeydir. Büyükanne anlamadığı bir şeyi sevemeyeceğini söyledi, insanları ve Tanrıyı anlamazsan, ne insanları ne Tanrıyı sevebilirsin. Büyükanne yıllar geçtikçe anlayışının derinleştiğini ve ölümlü insanların düşünebileceği yada açıklayabileceği şeylerin ötesine geçtiğini sandı. Ve buna “Kandaş olmak” diyorlardı. Ama insanlar bencilleştiler ve sözcüğün yalnızca kan akrabaları anlamına indirgediler ama aslında hiçbir zaman sözcüğün bu anlama gelmesi düşünülmemişti.

Büyükanne ve büyükbaba Küçük Ağaç’a geçmişini de öğretmeyi ihmal etmezler. Hükümet askerlerinin gelişini, Beyaz Adam tarafından ektikleri zengin topraklardan edilen Çerokilerin binlerce kayıp vererek yaptıkları ölüm yürüyüşünü. Halkının nereden geldiğini bilir böylece. Büyükannenin Küçük Ağaç’a dediği gibi; “Geçmişini bilmezsen geleceğin de olmaz.”

Bir insanın eğitimi devam ederken ona verebileceğimiz en önemli şeylerden birisi aklımızı nasıl ve ne amaçla kullandığımızdır. Büyükannenin Küçük Ağaç’a gösterdiği ve uyguladıkları şeyler eğitim aşamasında verilebilecek en güzel aşamalardandır.

Kitapta beni en etkileyen söz: “Bir şeyden vazgeçersen, o zaman bir tür seyirci olursun.” Ve yine kitaptan büyükannenin bir söz ekleyecek olursam. “İyi bir şeyle karşılaştığın zaman yapman gereken ilk şey bulabildiğin insanla onu paylaşmaktır. Bu şekilde iyilik öyle bir yayılır ki nereye gittiğini bilemezsin. Ki bu da doğrudur…”

Küçük Ağaç’ın eğitimindeki asıl amaç; doğa üzerinde kurulan egemenlik ve güç tutkusu peşinde koşan Beyaz Adam’ın acımasızca yok ettiği bir düzenden kurtularak yaşanan hayatın, gerçek yaşamı yansıttığı ve sevginin her daim iyileştirildiği iken, ben bu duyguların yeterince ön plana çıkarılmadığını düşünüyorum.

Ayrıca eserin çevirisininde kaliteli olduğunu düşünmüyorum. Kitabın genel olarak anlatımı mı bu kadar sıkıcı yoksa çeviriden mi kaynaklı tam olarak bilemedim. Fazla anlatım bozukluğu ve gereksiz sözcük ve cümleler kullanılmış, bu da okuyucuyu oldukça rahatsız ediyor.

Genel olarak kitabı tüm okuyuculara tavsiye ederim. Hayatın bize göstermediği çoğu şeyi, çoğu maneviyatı ayrı ayrı ele almış. Bazı bölümleri beni çok etkiledi. Okuduğum kitapları anlatmayı fazla sevmem bu yüzden kitaptaki hikayeler ve kahramanlar hakkında fazla bilgi vermedim. Kitabı okuduğumuzda size çok şey katacağını düşünüyorum.

Ebrar KARAÇOBAN