Kitabın Adı: ERMİŞLERİN SOHBETİ
Yazarı: Ahmet KABAKLI (Şeyhülmuharririn)
Sayfa Sayısı: 120
Yayımcı Kuruluş: Türk Edebiyat Vakfı Yayınları
Basım Yılı: 1. Baskı 2016
Kitabı Hazırlayan: İsa KOCAKAPLAN
Kitap İçeriği Hakkında: Bir edebiyat çınarı olan Şeyhülmuharririn Ahmet KABAKLI Hocamızın, Tercüman gazetesinde 31 Mart 1985 tarihinden başlayarak haftada bir kaleme aldığı “Ermişlerle Sohbet” başlıklı yazılarından derlenmiş bir kitap. Tabi ki kitap yalnızca bu yazılardan oluşmuyor. Kitapta “Ermişlerle Sohbet” yazılarından sonra, kitabı hazırlayan İsa KOCAKAPLAN’ın kaleminden Ahmet KABAKLI’yı tekrar tanıma fırsatı sunan bir biyografi yazısı da bizleri bekliyor. Ahmet KABAKLI Hoca’nın bu yazılarının günümüzle buluşturulması amacıyla hazırlanmış bir kitap olduğunu eserin sunum bölümünden anlıyoruz.
Eser bize; Yunus Emre, Mevlana, Evliya Çelebi, Veysel Karani, Fuzuli, Nesimi ve hatta Necip Fazıl gibi bir çok tasavvuf ve edebiyat büyüklerinin meclisinde Ahmet Kabaklı Hoca ile oturma fırsatı sunuyor.

Bu mecliste kem söz yok, bu mecliste kibir yok, bu mecliste hoş sohbet var…

Kişisel Görüşüm: Kitabı, sitemizdeki Ahmet KABAKLI KİMDİR? yazısını okuduktan sonra almaya karar verdim. Çünkü; şu an bir meslek sahibiyim yalnız bu zamana kadar (ne lisede ne yüksek öğretim edebiyat derslerimizde üzerinde yeterince durulmadığından) bu büyük edebiyatçı ile tanıştırılmamış olmayı büyük bir bahtsızlık olarak görüyorum. Hemen tanışmam gerektiğini düşünerek (şimdilik) bir kaç kitabını satın aldım. Tasavvuf ile ilgili farklı düşüncelerim olduğundan ve bu konuyu merak ettiğimden bu kitaptan başlamaya karar verdim.
Okumaya başladığımda düşündüğüm tarzda bir eser olmadığını gördüm lakin okumaya devam ettim. 20. yy’dan ermişler tarihine hikaye tadında güzel bir gezinti yaptırıyor Ahmet Kabaklı okuyucuya. Okurken büyük keyif alıyorsunuz.  (Zaten ilk yazısı ile Ermişlerle Sohbet ülkemizde çok ses getirmiş.)

Üzerinizde yakalı ceket, gömlek, kot pantolon ile sarıklı, külahlı, cübbeli ermişlerin yanında oturmak…

Kitapta, günümüzde insanların ihtilafa düştüğü bazı tasavvufi inanışların da var olduğunu görüyoruz. Örneğin; hadis-i kutsi olduğuna inanılan, doğruluğu tartışmalı olan “Sen olmasaydın, ey Habibim felekleri (kainatı) yaratmazdım.” sözü gibi.
Bu eser Ahmet KABAKLI Hoca‘yı tanımamız için onunla ve ermişler ile aynı mecliste oturup bu güzel meclisten istifade etmemiz için bir fırsat.
Kitabın orta bölümünden itibaren başlayan biyografi yazısı ile de Ahmet Kabaklı’yı çocukluğundan itibaren daha net bir şekilde tanıma imkanı yakalıyorsunuz. İsa KOCAKAPLAN‘ın alıntı yaptığı eserlere de ayrı bir merak salıyorsunuz doğal olarak.
Ülkemizde yaşayan her bireyin mutlaka okuması gereken bir edebiyatçı olduğunu düşünüyorum…

Birini tanımak istiyorsanız onun yazılarını, kitaplarını okuyun.

Kitaptan Alıntı: Gönlümle Antalya taraflarından geçiyordum… Nefis baharlar içinde… Bir yanımda dağlar, bir yanımda derya… Derken bir tenha vadide Abdal Musa Dergahı dedikleri bir tekke harabesi göründü.
Ben gönlümü oraya uçurdum… Zamanın ve mekanın dışında bir takım dervişler, sohbet etmekteler. Kulak verdim, bizim şair Kaygusuz Abdal’ı anlatmaktalar…