“Haksızlığa Karşı Boyun Eğme” ilk etapta bu da nesi kimse katlanmaz der gibi olursunuz. Ancak şöyle bir etrafımıza baktığımızda herkes birilerinin hakkını gasp ettiğini görebilirsiniz.

Bunun en büyük nedeni veya suçlusu onlar değil bunu bizler istiyoruz. Kendimizi korumaktan aciz düşmüşüz ne olacaksa olsun fazla yada az fark etmez konumuna sokuyoruz maalesef öyle.

Hiç kimse diyemez ben bu duruma hiç düşmedim şöyle bir düşünün günlük hayatınızda yaptığınız şeyleri illa ki bulacaksınız. Peki asıl soru neden izin veriyoruz?

Gözlemlerime dayanarak; bizden bir adım daha üstün olan insanlar var başarı yönden olabilir veya yaşam hayatıyla olabilir. Mecbur kalıyoruz bazı şeylere eğer o anda bizden istenilen o işi veya istediği her neyse yapmaz isek modern tehdit ve ukala tavırlarına maruz kalıyoruz. Buna mecbur değiliz elbette çekip gidebilirsiniz veya haksızlığa uğrayan bir kişi görürseniz göz yummamayı tercih etmeyebilirsiniz. O zamanda oklar hemen size çevrilecektir. Bazılarımız bu duruma gelmemek için bazı haksızlıkları görmemeye çalışır. Her alanda karşılaştığımız bu durumun asıl nedeni bana göre “Egodan” başka bir şey değil…

Hayatımızın tam ortasında ve bizleri devamlı yöneten bu duygu kişiliğimizi kaybetmemize neden oluyor devamlı , bizi yücelttiğini düşündüğümüz bu duygu aslında her defasında bir kaç adım geriye götürmekte.

İnsan doğasının kötü olmadığına inananlardanım bizi kötü yapan şey her şeyin fazlasını istemek öyle ki bu artık bir eşyadan ibaret olmaktan çıkar. Artık o içsel şatafatlı hayatınızı insanlar üzerinde kullanmak istersiniz. İnanın bu durumdan kurtulmak çok zor ama bu hayatta her şey mümkün o yüzden denemekten çekinmeyin hem kendi içsel huzurunuz için hem de çevrenizdeki kişiler için.

Dünyanın muhteşem bir yer olmasını istemek için ilk yapmanız gereken şey kendiniz ile başlamak olsun .