GEZGİNDEN ANILAR – 1. Bölüm

  • Burcu AKSOY

Bu Memleketin Gezgini 🙂

Türkiye coğrafyasında kültürel anlamda bir çok yeri gezdim ve o bölgenin insanları ile tanıştım. Hani çok okuyan mı yoksa çok gezen mi bilir diye bir atasözü vardır ya işte tam bu sözün cevabını verebilirim ” Çok Gezen Bilir ” 🙂

Ülkemin hem tarihi hemde coğrafi alanlarda çok zengin bir bölge olduğunu okuduk kitaplarda her yazılan şeye inanmamak gibi bir özelliğim var bu yönümü hep sevmişimdir . Bu özelliğin bana kattığı şey ise anlatılanları bire bir görme arzusuydu. Teker teker bir çok şehrimizi gezdim şimdi size anılarımı paylaşacağım 🙂 Umarım bu yazdıklarımı okuyup sizde de benim arzu ettiğim gibi gezgin olma hevesi uyandırırım 🙂

1. ÇANAKKALE

Çok duygusal bir insan değilim fakat hiç hissetmediğim duyguları hissettim. Yıllar öncesinde yaşanmış savaşları ve savaşta yaşanmış acıları hissettim. Bu gezi benim için hiç kolay olmadı hem heyecanlıydım hem de duygusaldım. Şehitlik anıtı beni istemsizce gururlandırdı. Gemilerin yüzdüğü suya ayak bastım ve sanki binlerce insanın orada yaşadığını hisseetim. Arıburnu ve Anzakların çıkarma yaptığı koyu gezdim.
57. Alay Şehitliğinde dualar okudum. Başkomutanımız Atatürk’ün gözetleme yeri, saatinin parçalandığı yer,siperlerin ve Yeni Zellanda anıt ve mezarlıklarının da bulunduğu Conkbayır’a geldiğimde daha bir hüzünlendim.

Aslında her iki taraf içinde üzüldüm hepsi artık şehit olmuştu genç yaşlarında. Bazen bu kavganın ve savaşların neden çıktığını sorgularım ve bunu sorguladığım içinde insanlar beni sorgular. Çanakkale benim için eşsiz bir gezi deneyimi oldu gezi esnasında her milletten insanlar ile karşılaştım üzüldüğüm konu ise ; atalarımızı pek ziyaret etmiyoruz. O duyguyu bir kerede olsa herkesin yaşamasını isterim.

2. KAPADOKYA

Çok keyifli bir geziydi hem öğretici hemde eğlenceliydi. Tarihi değerini anlatmakla bitiremeyeceğim bir deneyimdi. Tarihsel bir çok konuya meraklıyımdır fakat buradaki bilgiler çok daha farklıydı. En önemlisi ise; Yeraltı Şehriydi. Aslında Türkiye’de bir çok yeraltı şehri var. Kapadokyadi de şans eseri bulunmuş. Yapıtın açık bir bölümünün çökmesi ile… Çok fazla derinlikte ve nefes alabilmek çok güç o zamanlarda yaşayan insanlar ölüm korkusu yüzünden savaştan kaçmışlar ve kendilerine yerin altında tıpkı karıncalar gibi kendilerine yeni bir alan yaratmışlar. Hem ürkütücü hemde olağanüstüydü.

Kapadokyada yalnızca yeraltı şehrini gezmedim. Nevşehir ve Göremenin her bölgesini gezdim. Kendimi sanki hep buralıymış gibi hissettim. Buram buram tarih kokuyordu. Müzeleri, heykeltraş atölyeleri aklımı uçurdu yerinden hayallere alemine girmiş gibiydim sanki… Bu duygu nasıl anlatılır bilemem ama Alice Harikalar Diyarındaki Alice gibiydim bende sadece biraz daha fazla iyi 🙂 Yolunuz Nevşehir’e düşerse yanınızda olması gereken 3 şeyden biri müze kartı olsun benden söylemesi. Benden selam olsun taş duvarlara, Peri bacalarına…

3. BODRUM

Sizde benim gibi eğlenceyi sevenlerdenseniz buyurun size eğlencenin alası .

Gençlik çok delice bir zaman, Anı yaşamayı da biliyorsanız Bodrum size göre yazları uğrak noktam haline geldi . Beni hep mutlu ve huzurlu hissettirmiştir. İstanbul’un stresli yaşam tarzından kaçıp Bodrum’un o şefkatli sıcak kollarına atarım kendimi ve müzik son ses sabaha kadar dans. Renkli ışıklar kafası mutlu insanlar içinde sabaha kadar eğlence . Öğleden sonra sıcak kumlara ve biraz soğuk sularına atılırız . Zaman o kadar çabuk geçer ki anlamayız bile . Ne oldu ne bitti demeden günler akıp geçer. Bir ömrümü Bodrumda geçirmek isterdim. Sadece anı yaşayıp … Ay’ın parıltısını denizde izlemeyi ve mutlu yunusların denizdeki zıplayışlarını .

O zaman ; Yüzyüzeyken konuşuruz – Bodrum şarkısı geçekten bana uyan bir müzik tüm sözleri ile . Benden de sizlere gelsin .

4. İZMİR

Canım İzmir’im kalbimin bir parçası hep orada ve orada kalacak. Herkes neden İzmir’i sever bilmem ama ben neden sevdiğimi biliyorum. Güzelim ağaçları, muhteşem ılıman rüzgarı var aslında dağ manzarası eşliğinde güzel bir müzik ile yola çıkın hiç bitmesini istemeyeceksiniz. Hem tarih kokuyor hem huzur hemde eğlence ve tatil. Paket halinde bizlere sunulan bu şehir iyi ki de ülkemin sınırları içinde. Şirincenin köy havası ve insanların sizlere yakınlığı (ama ticaret çok fazla ama ne yapsınlar devir para devri) Ve şarap mahzenine uğramadan dönmeyin benim içinde için lütfen.

Efes Antik Kent sıcak falan demeyin oraya muhakkak gidin ve tarihe aşık olun. O tarihi yaratan kişilere teşekkür ederim. Beni büyüledikleri için her bir yapıtına . Kendi başınızı da hadi bir göreyim deyip gitmeyin sadece bakmakla yetinirsiniz. Yanınızda mutlaka rehber olsun anlatacaklarına kulak verin ben burada anlatırım anlatmasına da tarihi yerinde öğrenin ben sizi sadece teşvik etmiş olayım .

Deniz suyu soğuktur tuzludur da ama berraktır . Kötülükleri akıtıp giderir sizi sakinleştirir . Mutlu eder… Hüzünlüdür biraz tüm kötülüğümüzü suya gönderdiğimiz için olabilir. Tıpkı Ağaçlar gibi nefes olur , yaşam olur bize.

5. ANTALYA

Antalya gezilerim sıkıcı geçmiştir hep neden bilemiyorum sevemedim. Ama Batık Şehirini kötüleyemem. Orası muhteşemdi… İzin yoktu orada yüzmemize yoksa kendimi direkt suyun dibine atacaktım.

“Neden böyle çılgınlıklar yapıyor?” diyebilirsiniz. Yer üstünde gördüğümüzün iki kat güzelliği aslında suyun batırmasıyla yerin altına gizlenmesi yüzünden derim sizlere. Hala aklımda Batık Şehir değerli eşyalar varmış o yüzden yasakmış bana kalsa onların çıkmasına müsaade etmem. Her şey yerinde güzeldir anlayışını benimserim ama insanlar bencildir. Hep kuralları bozarlar değil mi?

Antalya da ki gezilerimden beni etkileyen paraşüt ile yaptığım uçmaydı. Gökyüzünde kuş gibiydim adeta. O kadar yüksekteydim ki insanları evleri göremiyordum. Birazda hipermetropluk var tabi. 🙂 Dağlar dik uzanıyordu muhteşem manzarası vardı. Kendimi özgür hissetmiştim. Çok korkarak tek başıma yaptığım bu macera sayesinde yükseklik korkumun olmadığını anladım yıllar sonra. 😀

Antalya’nın denizleri çok temiz diye duymadım hatta son gittiğim Konyaaltı Plajı beni baya hırpaladı yüzmeyi iyi bilmeme rağmen deniz tarafından baya hırpalandım. Çok dalgalıydı ve berrak değildi maalesef, yetkililere duyurulur. Antalya’daki Düden Şelalesini mutlaka ziyaret edin gerçekten çok güzel. Ayrıca siz de benim gibi biraz delilik varsa Manavgat Şelalesinde Rafting yapın asıl delilik ise asla yapma dediğim şeyi yapmak oldu. Buz gibi içinde yılanların olduğu suya atlamak oldu. Asla yapmam dediğim şeyi yapmak ne kadar ilginç ve eğlenceliydi. 🙂

6. MUĞLA

Favorim gezi planlarımda hangi plajını saysam bilemedim ayrı bir yazı gerekiyor plajlar için onuda ayrı yapacağım size ama Muğla da yaşadığım muhteşem bir deneyimimi yazmadan geçemeyeceğim.

Serinlemek için Ölüdeniz’deki plaja gitmiştik arkadaşlar ile. herkesin görmeyi ve dokunmayı çok istedikleri sevimli bir deniz canlısı ile karşılaştım ilk önce bir anda karşıma çıktığı için ürkmüştüm oda aynı şekilde ..Sonra çok kısa da olsa onunla birlikte yüzdük ve bir anda denizin derinliklerine daldı. Evet o bir caretta carettaydı ve baya büyüktü. Çok güzel mutlu bir anım olarak kalacak. Hayvanları çok seviyorum herkesin yaşayamayacağı bir deneyim yaşattığı için teşekkür ediyorum ona.

Muğla’daki anılarım arasında kaya mezarlıkları, Dalaman, Datça, Fethiye, Kavaklıdere, Köyceğiz, Marmaris, Menteşe, Milas, Ortaca, Seydikemer, Ula, Yatağan, Kız Kumu, Keopatra Plajı, Azmak Nehri, Kargı koyu ve daha sayamayağım kaleleri, koyları ve turistlik mekanlarının hepsini ziyaret edin Azmak nehrinde tekne ile açılın çok eğlencelidir. masmavi ve berrak aynı zamanda buz gibi suyun üstünde ilerlemek size mutluluk verecek 🙂

Göcek koylarında gezerken belki de sizinde karşınıza benim gibi
Ünlü ressam Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun yapmış olduğu resim  karşınıza çıkagelir ve doğanın içinde sanatı yaşarsınız umarım.

Size ricam olur da çevrede doğaya zarar verecek şeyler görürseniz lütfen onu alın ve çöp kutularına atın. Doğayı yaşatın.