Kitabın Adı: KARA GÜNEŞ
Yazarı: Bahadır YENİŞEHİRLİOĞLU
Yayıncı Kuruluş: Timaş Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 255
Basım Tarihi: Aralık 2016

Özet: Manisa’nın bir köyünde çocukluktan beri arkadaş olan Ebubekir ve Kadir çok sıkı dostlardır. Birlikte uçurtma uçurur, kırlarda koşar, birlikte hayaller kurarlar… Birde köyün güzeller güzeli kızı Züleyha vardır. Ebubekir, Züleyha’yı sevmektedir ve sevgisi karşılıksız değildir…
Köyün okuluna yeni bir öğretmen atanır, kısa sürede öğrencilerin ve köylünün güvenini ve sevgisini kazanmıştır. Yalnız; yanlış giden birşeyler vardır. Bu yanlış giden şeyleri köylü de biraz geç anlayacaktır ve kahramanlarımız olan Ebubekir, Kadir ve Züleyha için hiçbir şey geçmişteki gibi olmayacaktır…

Okur Görüşü: Kitabın çıkış tarihini göz önünde bulundurarak alelacele yazılmış bir roman olduğunu düşündüm. Başlarda pek alma taraftarı değildim. Ta ki; yazarın bir televizyon kanalındaki tartışma programında konuşmasını dinleyinceye kadar… (İlk defa bir kitabı yazarının konuşmasını dinledikten sonra sipariş verdim.)
Kitap elime geçer geçmez büyük bir merakla okumaya başladım. 15 Temmuz romanı olması dolayısıyla okurken daha bir heyecan duyuyordum. Başlardaki mutluluk ve sevinç, yerini yavaşca ihanet, ayrılık ve hüzne bırakıyor. Kitabı okurken birçok duyguyu yaşıyorsunuz ve sizi eski günlerinize götürüyor. Akıcı bir anlatıma sahip olan kitapta olayların içinde bir İstanbul, bir Manisa arasında gidip geliyorsunuz. Fakat yazarımızın olayları anlatım tekniği sayesinde kafanız herhangi bir şekilde karışmıyor. Sürekli “şimdi ne olacak?” sorusunun cevabını merak ettiğinizden bir diğer sayfayı çevirip okumaya devam ediyorsunuz. Bu sebepten de kitap bir çırpıda bitiveriyor.
Gerçeğin (yaşanmış) ve kurgu’nun arasında kaybolacağınız harika bir eser olduğunu düşünüyorum. Yazarımızın ellerine ve yüreğine sağlık.
15 Temmuz Kanlı Gecesinin unutulmamasını sağlayacak bir eser olduğundan herkesin kütüphanesinde olmasını önerdiğim bir kitap. Yıllar sonra bile açıp tekrar okuyabilirsiniz.

Kitaptan Alıntı: …Ebubekir’in de içinde bulunduğu kalabalık bir grup, insanın tüylerini diken diken edecek şekilde hep beraber kelimeyi şehadet getirmeye başladı. Kimsede korkunun zerresi yoktu. Toplu bir kahramanlık sarmalına dönüşmüştü kalabalık adeta. Herkes birbirini cesaretlendiriyor ama kimse bir diğerini öne sürmüyordu. Hepsi ölümü göze almış durumdaydı. Ölümü düşünmüyorlardı bile. Tam bu sırada bulundukları yerin bir iki metre ilerisine iki kurşun isabet etti. Ne olduğunu anlamaya çalışıyorlardı…