Kitabın adı: BİR CİHAN KAFES
Kitabın yazarı: İclal AYDIN
Kitabin türü: Roman
Yayıncı Kuruluş: Artemis Yayıncılık
Kitabın sayfa sayısı: 331
Kitabın muhtevası: Üç kuşağın iç içe geçmiş hayat hikayesinin konu alındığı kitap gerçekten cümle kurumu ve anlatımıyla harikaydı. Karakterleri Samire, Yaşar ve Lorin birbirlerinin geçmişinden etkilenmiş ve kendi içlerindeki boşlukları yine birbirleriyle doldurmuş üç kadın. Üçünün kafesi de birbirinden ayrı olsa da birbirine teğet. Üçünün hayal kırıklıkları faklı da olsa yürekte bıraktığı sızı aynı…

Kitabı okumaya bir ön yargıyla başlamıştım. Meşhur oyuncu sunucu olan bir kadın (İclal AYDIN) edebiyattan ne kadar anlar ki? Mankenden oyuncu yapmak gibi bir şey dedim ama öyle değilmiş!

Üç kuşağın hayatı hem kitap içinde birbirine girmiş bölümler halinde hem de bu kadar hikayeleri birbirinden ayırabileceğin tarzda nasıl anlatılabilir? Ancak bu kadar güzel bu ayar kurulabilirdi. Daha önce bu tarz bir kitap okumuştum (GİT KENDİNİ ÇOK SEVDİRMEDEN -Tuna Kiremitçi) ama ondaki hem içiçelik hem  ayrı ayrılık güzel kurgulanmamıştı. Anlamakta ve ilerlemekte güçlük çekmiştim. Ama bu kitap gerçekten bu anlamda çok güzeldi. Ya hikayelerin geçtiği zaman dilimlerinin birbirinden uzaklığından ya da yazarın kabiliyetinden. Bence ikisi birden aslında…

Kitapta betimlemeler haddi aşmamış, olay görüntüleri yavaşlatılmamış olduğundan su gibi bitti… Herkes hikayelerin bir yerini kendinden hissedebilir ve herkes kitaptan aşka evliliğe hayata aile olmaya dair başka çıkarımlarda bulunabilir.

(Alıntı kısmında “yazar mazur görsün” uzatmak istemediğim için kısaltmalara başvurdum. ….. gördüğünüz yerler kısaltmalardır.)

Kitaptan Alıntı:

‘Zorba itaatkarın üzüntüsüyle beslenir!’
‘Evlatlarım,

……

Ben toparlayıcı bir baba olamadım. Hepinizi çok sevdim, bundan emin olun. Her birinizin doğumu bir bayramdı benim için. Belki çok gösteremedim bunu….. Babalık zamanla öğreniliyormuş, tıpkı insanlık gibi… Tam öğrendim diyordum…… ama vakit yetmedi.